Demiryolcuyuz.biz

A+ A A-

DEMİRYOLCULUĞUN SONU : "SUÇLU YİNE MAKİNİST"

Babam demiryolcu, kayınpederim demiryolcu, dedem demiryolcuydu...
Demiryollarının içinde büyüdüm yani.
8 yıl TCDD Ticaret Dairesi Başkanlığı’nda memur olarak çalıştım.
3412 Modelleri iyi keserim...
Küçük Hız, Büyük Hız, Mesajeri...
Demiryolu işçilerinin de memurlarının da müthiş bir meslek bağlılıkları var. Bunu hem içlerinde yaşadığım çalışma hayatından hem de ailemdeki demiryolculardan biliyorum.
Gecenin bir yarısında, kar altında yoluna devam edemeyen treni kurtarmaya “derezin” ile ceplerinde konyaklarıyla giden hareketçilerden tutun da, traversleri ve rayları döşerken güneş yanığından hastanelik olanlara kadar bir yığın insan tanıdım. Ama hepsi istinasız yaptığı işten memnun insanlardı.
Demiryolcu olmak bir ayrıcalıktı onlar için.
Beşiktaşlı, Fenerbahçeli olmak gibi. Takım tutar gibi.
Başka mesleklerle cetvel ölçüştürür gibi ölçüştürürlerdi yaptıkları işi.
Büyük de gurur duyarlardı.
Şimdilerde hala öyle mi bilmiyorum.
Ben genel müdürlüğün “asimile” edilmiş, meslek aşkı törpülenmiş, yozlaşmış yerlerinde memurluk yaptığım için, bu dayanışmayı yutkunarak izlerdim.
Ne zaman birine “mal” yetişecek, eğer tren ulaşıyorsa ulaştırılırdı. Tren ulaşmıyorsa, en yakın istasyona ulaştırılır, oradan ne gerekiyorsa yapılırdı.
Türkiye’nin ilk aydınlanma hareketlerinden birine de aracı olmuştu trenler. Geçtikleri yerlere gazete dağıtarak giderdi. Çocuklar, vagonların peşinden “gaste at, gaste at” diye koşarlardı. Gazetesi okumuş, kıvırıp koltuğun önüne sıkıştırmış olan “kentli” aydınımız da fırlatıverirdi gazetesini.
Böylelikle, günlük gazeteler yol üzerindeki köylere, kasabalara çoğu zaman dağıtım arabasından daha önce ulaşırdı.
Taşınmalar bir başka alem olurdu. Demiryolları genel müdürlüğü taşınacak ailelere vagon tahsis ederdi. Vagona tüm eşyalarını tıpkı geniş bir salona yerleştirir gibi yerleştiren aileler, vagon kapıları ardına kadar açık, çocuklar ayaklarını sallandıra sallandıra gideceği yere üç günde, beş günde varırdı. Ama herkes uykusunu da uyurdu, çayını da içerdi, yemeğini de yapardı.
Gaz ocaklarıyla yapardık tüm yemeklerimizi.
Üzerine ailenin büyüklerinden biri çay koyardı.
Sonra biz çocuklar ayaklarımızı vagon kenarından sallandıra sallandıra çayımızı içmeye çalışırdık.
Deliler gibi mutlu olurduk. Deliler gibi de gülerdik.
Demiryolculuk kocaman bir aileydi. Yolda mutlaka yolumuza çıkanlar, bize “kumanya” hazırlayanlar olurdu. Kimi birkaç istasyon sonrasına kadar bize eşlik de ederdi.
Tüm demiryolculara bağlı bulundukları işletme çerçevesinde trenle yolculuk bedavaydı çünkü. Bunun keyfini de çıkartırdı bizimkiler.
Başka işletmelerde olan illere gidilirken de “permi” kullanılırdı. Bu permilere para ödenmezdi ve ayrıcalığı olurdu. Permi sahibi olan aile büyüğünün elinde kendisine tahsis edilen kompartumanın anahtarı da olurdu. O artık size ait bir “beşyıldızlı otel” odası gibiydi. Her şey serbestti. Yastık savaşları dahil.
Böyle bir aileydi demiryolları.
Kimse uyduruk kazalar nedeniyle birbirini suçlamazdı.
Bir olay olduğunda önce Demiryolları yöneticileri elemanlarını korumak için ortaya çıkarlardı.
1952 yılında, Pozantı-Ulukışla arasında meydana gelen ve demiryolu tarihinin en büyük felaketlerinden biri sayılan kazada Ulukışla İstasyon Şefi babam, Pozantı Kısım Şefi de dedemmiş.
Ölümlü kaza sonucu, babam ve dedem açığa alınmış. 6 ay işletme maaş verememiş yasal olarak, ama tüm elemanlarına babamın ve dedemi duyurmuş ve koca TCDD ailesi, bir gün olsun aç, susuz ve umutsuz bırakmamış bizim aileyi.
Böyle kocaman bir aile olarak anlatırdı bizimkiler demiryolunu ve her tren kazasında babamı koltuğa bağlamak zorunda kalırdır: Baba sen artık emeklisin, diye.
Hala da tutamaz kendini.
Kayınpederim de öyle...
Alilelerinden bir parçadır her demiryolcu.
Şimdi makinistler suçlandıkça onlar da kahroluyorlar.
Demiryolları önce kendi elemanlarını savunurdu.
Şimdi önce onlara yüklüyor suçu.
Demiryollarında hata mı var? Suçlu belli: Makinistler.
Son kazada da ölen makinist suçlanacaktır. Ya da çarpan makinist ışığı görmemiş olacaktır.
Bu açıklamayı valilik, emniyet falan yapmıyor, TCDD Genel Müdürlüğü yapıyor.
Vali diyor ki, elektrik kesintisi varmış hızlandırılmış tren nedeniyle.
Genel Müdürlük diyor ki, “hayır, kazada teknik sorun yok, makinist hatası,”
Bir meslek grubu, cumhuriyetin tüm değerlerini, ahlak ve dayanışma da dahil, tüm değerlerini taşıyan bir kurum yok edildi, gitti.
Siz elemanınızı korumaz, kollamaz da, kendi sisteminize feda ederseniz o meslek grubu sizi daha ne kadar ayakta tutabilir ki?
Bir de gözden kaçan şu noktayı hatırlatmak gerek: Demiryolları yalnızca yolcu taşıyan trenlerden oluşmuyor.
Yalnızca yolcu taşıyan trenlerin kahrını çekmiyor yol, hareket, cer çalışanları...
Cumhuriyet döneminin en bilinçli “örgütü”dür TCDD çalışanları, makinistlerden başladılar...

A. Mümtaz İdil

Odatv.com
KAYNAK : http://www.odatv.com/n.php?n=suclu-yine-makinist-0401101200
Devamını oku...

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü

Hayatını ve kişiliğini Türk ulusunun hizmetine sunan, Türk'ün gıpta ettiği, övdüğü ve övündüğü niteliklerin hepsini kişiliğinde barındıran Atatürk, hâlâ Türk ulusuna ruhundaki ateşten canlılık vermektedir.

Aziz hatırası sönmez bir meşale olarak ruhlarımızı daima ateşli ve uyanık tutmaya devam edecektir.

 

                                                                                                                                 Demiryolcuyuz.biz

Devamını oku...

Kurban Bayramı ve Cumhuriyet Bayramı Mesajı

Kurban Bayramına ve Cumhuriyet Bayramına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bayramlar tüm toplumda sevgi ve dayanışmanın zirve yaptığı günler. Bu yıl önce Kurban Bayramı daha sonra Cumhuriyet Bayramını kutlayacağız. Dini ve milli bayramlarımızın birlikte yaşanıyor olması sevincimizi ve coşkumuzu daha da arttırdı. Bayramlar milletimizin ortak duyguları olduğu için hepimizde ayrı bir yeri ve önemi var. Ruhuna yakışır bir bayram yaşamak için herkese görev düşüyor. Eminiz büyük küçük üzerine düşeni yapacaktır. Kurban Bayramının ardından Cumhuriyetimizin kuruluşunun 89. yıldönümünü kutlayacağız. Peş peşe iki bayram sevincini birlikte yaşamak hepimize büyük keyif ve onur verecektir. Bu duygularla tüm hemşerilerimin Kurban Bayramını ve Cumhuriyet Bayramını kutluyor, sağlık ve mutluluk diliyoruz.

 

                                                                                                                                                                 Demiryolcuyuz.biz

Devamını oku...

Süleyman Karaman, Demiryolları için de ‘babayiğit’ arıyoruz

TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, havayolları gibi özel sektörün artık demiryolu işletmeciliğini de düşüneceğini belirterek, “Yeni bir kültür oluşturmayı hedefliyoruz. Biz de bu işte varız diyen babayiğit arıyoruz” dedi.


YERLİ otomobil markasından sonra demiryolları için de ‘babayiğit’ aranıyor.  Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü Süleyman Karaman, demiryollarının özelleştirilmesi için özel sektöre çağrıda bulunarak, “Yeni bir demiryolu kültürü oluşturmayı hedefliyoruz. Biz de bu işte varız diyen babayiğit arıyoruz” dedi. Demiryolu kültüründen hızlı tren hatlarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Karaman, şöyle konuştu:

Artık sırada İstanbul var

“Bir yıl kaldı. Ankara-İstanbul YHT (Yüksek hızlı tren) ve Marmaray 30 Eylül’de açılıyor. Artık sırada İstanbul var. Eskişehir ve Konya yüksek hızlı trene alıştı, her yaştan, her meslekten insanımız YHT’yi artık kendi özel aracına tercih ediyor. Özel aracı olmayanları da biz götürüyoruz. Demiryolları altmış yıldır ihmal edilmiş. Diğer sektörler gelişmiş. Diğer ulaşım modlarında özel sektörün bir ağırlığı oluşmuş. Türk özel sektörü hükümetimizin demiryollarını bu kadar önemseyeceğini, devlet politikası haline getireceğini, demiryolu endüstrisinin oluşacağını aklına getiremiyordu. Hayal bile edemiyordu.”

Demiryolu konusunda devletin özel sektörün önünde gittiğini kaydeden Karaman, bundan sonra özel sektörün de teknolojisinden işletmeciliğine, aracından sinyaline ilgi duymasını beklediklerini ve ilk etkilerini gördüklerini belirtti. Karaman, “Yasayı bakanlığımız TBMM’ye gönderdi. TBMM’den geçerse, kısa bir geçiş süreci var. Böylece hatlar özel sektör işletmeciliğine açılacak. Bekliyoruz” dedi.

Zihinsel değişim olacak

Bu durumun demiryollarını olumlu etkileyeceğini kaydeden Karaman şunları söyledi:

Devamını Oku

Devamını oku...

TCDD, yer degiştirme süreçlerini degiştirdi.

Yeni uygulamaya göre işyeri amirleri memur ve işçi personelin nakil istek formlarını bölgelerine değil direkt olarak insan kaynakları daire başkanlığına posta yolu ile gönderecekler.
Devamını oku...

Borusan, TCDD’yi ikna etti, Gemlik’e tren geliyor…

Gemlik’e uzanacak olan demiryolu 30 milyon ton yükü karayolundan çekecek

Gemlik ve limanlarının demiryoluna bağlanması için TCDD’yi ikna ederek, yük trenlerinin çalışacağı bir hat kurulacağı sözü alan Borusan Lojistik, ‘Faz 3’ yatırımlarını da tamamladığı zaman beş  yılda limana 230 milyon dolar yatırmış olacak. Borusan’ın hedefi, komşusu Gemport’u da alarak Güney Marmara’nın büyüyen ekonomisine dâhil olmak.

Borusan Lojistik limancılık alanındaki büyüme hızını, Gemlik’te kurulu komşusu Gemport’u alarak sürdürmek istiyor. Gemlik’te sahip oldukları limana şu ana kadar 250 milyon dolar yatırım yaptıklarını söyleyen Borusan Lojistik Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Dölen, “Türkiye İş Bankası’na ait Gemport Limanı’nın satışında Borusan olarak artık son turlara geldiğimizi düşünüyoruz. Gemport’u alamazsak bile büyüme stratejimize uygun diğer liman satış ihaleleriyle ilgileneceğiz” dedi.

Devamı

Devamını oku...

Binali Yıldırımdan eleştirilere, ipe sapa gelmeyen söylentiler tepkisi

Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü'nün de yeni kurulan bir genel müdürlük olduğunu hatırlatan Yıldırım, bu genel müdürlüğün, demiryolları faaliyetlerinin 3. kişi ve kuruluşlara açılması halinde buradaki işletmeciliği ve bu işletmeciliğe esas kuralların belirlenmesi, mevzuatın oluşturulması amacıyla kurulduğunu kaydetti.

Bu kapsamda genel müdürlüğün çalışmalara başladığını ve demiryollarının yeniden yapılandırılmasına yönelik kanunu Tbmm'ye sevk ettiklerini ifade eden Bakan Yıldırım, bu yasama yılında kanunu çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.

Bazı çevrelerden söz konusu kanunla demiryollarının yok edileceğine, faaliyetinin sona ereceğine yönelik "ipe sapa gelmeyen" bazı söylentiler yayıldığını belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bu kanunun tek bir amacı var, demiryollarımızı daha verimli kullanma, yani karayollarında olduğu gibi, havaalanlarında, denizlerimizde olduğu gibi, raylarımızı da herkesin kullanımına açmak. Demiryolları aynı ismiyle, aynı kapasitesiyle gücünü daha da artırarak, işletme faaliyetini sürdürecek. Bunun yanı sıra özel şirketler de bedelini demiryollarına ödemek suretiyle bu yolları kullanacaklar. Bugün demiryollarının en büyük sorunu; işletme kar edemiyor, zarar ediyor. Böylece bu zararı da azaltmayı başarmış olacağız. Yolların bakımını, yeni yolların yapımını da daha fazla yapma imkanına sahip olacağız. Dolayısıyla her yönüyle demiryollarının yarınını, geleceğini daha da güçlendirecek bir yapıyı gerçekleştirmiş olacağız."


Alıntı kaynağı: http://www.tarafsizhaber.com/haber-Olay-Filme-Iliskin-Ilk-Adimi-Atan-Ulke-Turkiye-Oldu-164247/

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol